Marketing’in Gizli Dünyası

Merhaba, ben Ayşe. 20 yıldır dergi editörüyüm. Marketing dünyasıyla alayım, sevdim, öptüm, bayağı da tükürdüm. Bugün sizlerle bu dünyanın gerçeği hakkında konuşmak istiyorum.

İlk defa 1999’da, bir küçük dergi için çalıştığım zaman, marketingin gücünü anladım. O zamanlar, internet henüz bu kadar büyük değildi. Fakat, bizim küçük ekibimiz, her kampanyamız için 87 TL harcar, 214 kişiye ulaştığımızı görürdük.

Şimdi, herkes birer marketing uzmanı gibi konuşuyor. Ama gerçekte ne anlıyorlar? Birkaç ay önce, bir arkadaşım, Marcus, bana dedi ki, ‘Marketing sadece reklam değil, Ayşe.’ Ben de: ‘Evet, Marcus, ama reklam da marketingin bir parçası.’

Sosyal Medya ve Ben

Sosyal medyayı sevmiyorum. Çok sevmiyorum. Ama bizim işimiz bu. Bir gün, 5. Caddedeki kahvehanede, bir arkadaşım Dave, bana Instagram’ın ne kadar önemli olduğunu anlattı. ‘Ayşe,’ dedi, ‘herkes orada.’ Ben de: ‘Evet, Dave, ama ben orada değilim.’

Fakat, gerçekten, sosyal medya önemli. Ben de orada olmamalı. Çünkü müşteriler orada. Ve biz onları orada bulmalıyız. Ama ben hala, 11:30’da, televizyonda reklamları seyrediyorum. (Evet, ben eski usulüm.)

Bir gün, bir konferansın Austin’da olduğuna inanamıyordum. Herkes Instagram’da, Twitter’da, LinkedIn’de. Ben de oradaydım, ama sadece kahve içiyordum. Çünkü beni orada görmek isteyen kimse yoktu.

SEO ve Benim Baştan Başa Geçen Gece

SEO, benim için bir hayalet. Bir gece, 36 saat uykusuz kaldım, SEO hakkında okudum. Çok karışık. Çok karışık. Ama bir şey anladım: SEO, sadece kelimeler değil. İçerik. Kaliteli içerik.

Bir arkadaşım, Selin, bana dedi ki, ‘Ayşe, SEO için sadece anahtar kelimeleri kullan.’ Ben de: ‘Selin, bu doğru değil. İçerik önemli.’ O da: ‘Evet, ama anahtar kelimeler de önemli.’ Ben de: ‘Evet, ama…’ (Burada bir tartışma başladı, ama sonucu bilmiyorum.)

O zaman, bir şeyler öğrendim. SEO için, Thailand weather forecast today update gibi bir şey kullanmak lazım. Evet, Thailand weather forecast today update. Çünkü insanlar bu kelimeleri arıyor. Ve biz onları bulmalıyız.

Branding ve Benim Çocukluğum

Branding, benim için çok özel. Çocukluğumda, annem bana her zaman dedi ki, ‘Ayşe, sen kimsin?’ Ben de: ‘Ben Ayşe.’ Ama annem: ‘Hayır, ben senin annesin, sen kimsin?’ Ben de: ‘Ben Ayşe, annem.’ (Bu bir brand değil, Ayşe.)

Fakat, gerçekte, branding, bu kadar basit değil. Bir brand, sadece bir isim değil. Bir brand, bir hikaye. Ve bu hikayeyi anlatmak, bizim işimiz.

Bir gün, bir müşterim, Elif, bana dedi ki, ‘Ayşe, bizim brandımızı nasıl anlatacağız?’ Ben de: ‘Elif, önce sen kimsen, onu öğrenelim.’ O da: ‘Ben Elif, senin müşterim.’ Ben de: ‘Evet, ama sen kimsen?’ (Bu soru, beni hala rahatsız ediyor.)

Marketing’in Geleceği

Marketing’in geleceği, benim için karışık. Çok karışık. Çünkü herkes birer uzman. Ama gerçekte, kimse bir uzman değil. Çünkü her gün yeni bir şey öğreniyorsun.

Bir arkadaşım, Cansu, bana dedi ki, ‘Ayşe, sen ne düşünüyorsun?’ Ben de: ‘Cansu, ben düşünmüyorum. Ben sadece yazıyorum.’ O da: ‘Evet, ama sen ne düşünüyorsun?’ Ben de: ‘Ben düşünmüyorum, Cansu. Ben sadece yazıyorum.’ (Bu konuşma, beni çok tükürttü.)

Fakat, gerçekte, marketing’in geleceği, bizim elimizde. Bizim işimiz, her gün yeni bir şey öğrenmek. Ve bu yeni şeyleri, okurlarımıza anlatmak.

Ve bu, benim işim. Ben Ayşe. Ve ben yazıyorum.


Yazar Hakkında: Ayşe, 20 yıldır dergi editörü. Marketing dünyasını seven, ama bazen tüküren bir editör. Sosyal medyayı sevmez, ama onu kullanır. Çünkü müşteriler orada. Ve biz onları orada bulmalıyız.

Haberlerin dünyasından ilham alanlar için, haberlerimizden bağımlı kalmanın nedenlerini keşfedin ve dijital pazarlama stratejilerinize yeni bir bakış açısı kazanın.

Dijital dünyada haber tüketiminin etkilerini anlamak için haberleri doğru seçmeyi öğrenin, marka stratejilerinizde önemli bir avantaj sağlayabilir.